bilal yıldırım

Osmanlı İmparatorluğu´nda Nüfus Sayımı ve Kayıt Sistemi Çalışmaları Hata Bildirimi.


Klasik Osmanlı düzeninde 14. Yüzyılın sonlarıyla 17. Yüzyılın başları arasında tahrirler yapılmıştır. O dönemde yapılan tahrir çalışmaları arazileri tescille, toprağın mülkiyet ve tasarruf durumunu saptamak ve vergi oranlarını belirlemek için yapılmaktaydı. Bu kayıtlarda vergi mükellefi ve vergiden muaf olanların, muafiyet sebepleri yazılarak belirtilirdi. Bu tahrirlerin 30 yılda bir yenilenmesi kuralı bulunuyordu. Bu tahrirler temelde vergi amacıyla hazırlandığı için ancak erin erkek nüfus hakkında detaylı bilgi veriyordu....

tahrir Defteri Örneği

h. Öztaş Ayhan1

1istatistik bölümü, Odtü, Ankara

klasik Osmanlı Düzeninde 14. yüzyılın Sonlarıyla 17. Yüzyılın Başları Arasında Tahrirler Yapılmıştır. O dönemde Yapılan Tahrir Çalışmaları Arazileri Tescille, Toprağın Mülkiyet Ve tasarruf Durumunu Saptamak ve Vergi Oranlarını Belirlemek İçin Yapılmaktaydı. bu Kayıtlarda Vergi Mükellefi ve Vergiden Muaf Olanların, Muafiyet Sebepleri Yazılarak belirtilirdi. Bu Tahrirlerin 30 Yılda Bir Yenilenmesi Kuralı Bulunuyordu. Bu tahrirler Temelde Vergi Amacıyla Hazırlandığı İçin Ancak Erin Erkek Nüfus hakkında Detaylı Bilgi Veriyordu.

bu Dönemlerde Osmanlı imparatorluğu Biri 1831´de (karal, 1943) ve Diğeri İse 1844´te Olmak Üzere İki nüfus Sayımı Yapmıştır. Bunlardan Birincisinde Vergi Toplamayı Düzenleme, ikincisinde İse Askere Alabileceği Nüfus Potansiyelini Ölçme Amacı Ağırlık kazanmıştır. Bu Nedenlerle Her İki Yazımda Da Sadece Erkek Nüfus Sayılmıştır. ayrıca 1844´te Yapılan Sayımla İlgili Bilgiler Gizlilik Gerekçesi İle Yayınlanmamıştır.

1831 Sayım Defterlerinden Pek Çok bilgi Sağlanabilir. Bu Sayımlarda Yaş, Meslek, Din ve Hatta Cevaplayanların coğrafi Kökeni Konusunda Kapsamlı Bilgiler Elde Edilmiştir. Sayısal Yöntemleri, osmanlı´nın Kendine Özgü Nüfus Sayma Felsefesine Uygun Olarak Geliştirmiştir Ve sonuçlar, Sayımın Gerçekleştirildiği Toplumsal ve Kültürel Çevreyi yansıtmaktadır.

tahrir-i Nüfus ve Emlake Dair 28 aralık 1860 Tarihli Talimname, Tanzimat Sonrasında Osmanlı İmparatorluğunda devletin Modernleşmesi ve Vergi Sisteminin Geliştirilmesinin Dönüm Noktasında ortaya Çıkan Bir Düzenlemedir. Bu Talimnamede Gelir Vergisine Esas Oluşturacak biçimde Nüfusun ve Emlakın Birlikte Sayılması ve Buna Bağlı Olarak Gelir tahmini Yapılması Gerçekleştirilmek İstenilmektedir (tekeli ve İlkin, 2004). Bu talimatname Gereğince Yapılması Gereken Sayımlarda Her Eyalet İçin 27 Kişilik ekipler Teşkil Edilmesi Gerekmektedir. Bunlardan Biri Başkan, Dördü Kıymet takdir Edici ve Yirmi İkisi Yazıcıdır. Sayım Heyeti İki Grup Halinde Eyalet merkezlerinde Çalışmakta ve Daha Sonra Bu Heyetin Üyeleri Dörde Bölünerek İlçe ve Bucaklarda Çalışmaktaydı. Sayım Heyeti Bir Yerleşim Yerinde Öncelikle sağlıklı Bir Nümeretaj Yapmaktaydı. Nüfus Sayımı Yapılırken Kadın ve Erkek Herkesin servet ve Gelirine İlişkin Saptama Yapılacaktır. Yörenin Güvenilir Kişilerine bu Beyan Doğrulatılıp Ondan Sonra Kaydedilecektir.

1860 Talimnamesi Kayıt Usulü İle bir Nüfus Sayımı Sistemi Getirmektedir. Bu Sürekli Yazımı Gerektiren Bir sistemdir. Talimnameye Göre Kadın ve Erkek Ayrı Ayrı Olmak Üzere Tüm Nüfus sayılacaktır. Nüfus Gizleyenlere Bazı Cezalar Önerilmiştir. Doğum ve Ölümler özel Deftere Yazılarak Nüfus Bilgisinin Güncelliği Saptanacaktır.

modern Anlamdaki İlk Nüfus Sayımı 1881-82´de Yapılmış ve Dataylı Bilgiler Karpat (1978) Tarafından Aktarılmıştır. bu Nitelikteki İkinci Sayım 1905-6 Yıllarında Yapılmıştır. Ayrıca, Osmanlı imparatorluğunda Yapılan Nüfus Sayımları İle İlgili Ek Bilgiler Behar (1996) tarafından Verilmektedir. Sayısal Yöntemleri, Osmanlı´nın Kendine Özgü Nüfus sayma Felsefesine Uygun Olarak Geliştirmiştir ve Sonuçlar, Sayımın gerçekleştirildiği Toplumsal ve Kültürel Çevreyi Yansıtmaktadır. Sayım memurları Yerleşim Yeri Büyüklüklerine Göre (sancak, Kaza, Nahiye) müslim ve Gayri-müslim Nüfusu Eksiksiz Olarak Belirlemekle Görevliydiler. birçok Yerleşim Biriminde Müslüman Erkekler Üç Ayrı Yaş Grubu İçerisinde değerlendirilmekteydi.

bu İstatistiklerde Yaygın Olan yanlış, Nüfusun Olduğundan Az Beyan Edilmesidir. Hiçbir Sayım İşleminde, En gelişmiş ve Çağdaş Olanı Da Dahil Olmak Üzere, Toplam Nüfus Doğru Olarak sayılamamaktadır. Geleneksel Osmanlı Tahriri, Vergi Toplamak Gibi Bir Amaç doğrultusunda Gerçekleştirilen Bir Araştırmaydı ve Sonuçları Tapu Defterlerine işleniyordu. Osmanlı Nüfus Sayımı Yönetim Açısından Bir Amaç Değildi. Asıl amaç, Müslüman Olmayanlara Şahsi Vergi Uygulaması Getirmek ve Yetişkin Müslüman erkekleri Orduya Almak Üzere Nicel Bir Temel Oluşturmaktı.

göçebe Aşiretler Nadiren sayılmakta, Sayıldığı Durumlarda İse Sayım Memurları, Çoğu Kez Aşiret reislerinin Verdiği Rakamlara Güvenmişlerdir. Aşiretlerin Nüfusuna İlişkin geniş Kapsamlı Tahminlerin Yapılması, İlk Kez 1881/1992 - 1893 Sayımlarıyla mümkün Olmuştur. Kadınların Sayılması İse; 1880´li Yıllarda Birey Olarak kaydedilmeye Başlandıktan Sonra Bile Sayılarının Devamlı Olarak erkeklerinkinden Daha Az Çıktığı Görülmüştür. Kadınların Sayılmadığı dönemlerde, Toplam Nüfusun Elde Edilmesi İçin, Erkek Nüfusu İkiyle Çarpılmıştı.

kaynaklar

behar, C. (1996). Osmanlı İmparatorluğu´nun ve Türkiye´nin Nüfusu 1500-1927. devlet İstatistik Enstitüsü Yayını No.1877, Ankara.

karal, E.z. (1943). Osmanlı İmparatorluğu´nda İlk Nüfus Sayımı 1831. istatistik umum Müdürlüğü Yayını, Ankara.

karpat, K.h. (1978). Ottoman Population Records And The Census Of 1881/82- 1893. ınternational Journal Of Middle East Studies 9, 237-274.

tekeli, İ ve İlkin, S. (2004). 28 Aralık 1860 Tarihli Tahrir-i Nüfus ve Emlake Dair Talimnamenin Osmanlı Modernite Projesi Açısından Okunması üzerine. cumhuriyetin Harcı: Modernitenin Altyapısı Oluşurken. İstanbul bilgi Üniversitesi Yayını, Cilt No: 3, S. 27-62.

Son Yorum