Öncellikle ellerinize sağlık... Ben şunu merak ediyorum; soyağacı araştırmalarınızda arşiv malzemeleri olarak ne tür malzemeler var? Elektorik ortamda kayıt altına alınmış belgeleriniz var mıdır, varsa nasıl ulaşabiliriz?
silvan boyunlu da cedim kalmaktaymıiş lakabları bekirbeyli şehzeydin soyunda olup mekanı boyunluda bulunuyor.mirani (ülgen)köyünde mekanı bulunan şeyh hasanı zerakının torunu lütfen bu zatlar hakında soylarını mevcut bilgilerini üğrnmek istiyorum.Ayrıca birinci dünya savaşında kayıp dedem ali oğlu selimin nüfüs bilgilerini de üğrenip hakında arşiv araştırması için MSB tarafında istenmekte yardımlarınızı bekler saygılarımla
akçayda gökçe ailesinden sezai bakır'ın kayın babası hasan hüseyin gökçe ,30 Mayıs 2010 pazar günü vefat etmiştir.
Merhuma Allah'tan Rahmet, ailesine, yakınlarına ve sevenlerine de sabr-ı cemil, ihsan eylemesini niyaz ederiz.
Boşça ailesinden abdurrahman boşça eşi
sultan (selbi) 16 Mayıs 2010 Pazar günü vefat etmiştir.
Merhuma Allah'tan Rahmet, ailesine, yakınlarına ve sevenlerine de sabr-ı cemil, ihsan eylemesini niyaz ederiz.
Babam paşa Hüseyin Taşdelen
Öncelikle yapmış olduğunuz çalışmadan dolayı sizlere teşekkür ederim.Gerçekten güzel bir çalışma olmuş.Aile ağacında Eyüp abimin ismini göremedim bilgi olması açısından söylemek istedim.Bende şuan adapazarında ikamet ediyorum.siteyi fırsat buldukça takip ediyorum.çalışmalarınızda başarılar diler teşekkür ederim.
sayın bilal yıldırm bu çalışmalarınızdan dolayı sizlere teşekkürü bir borç bilirim internette soy araştırması yaparken şans eseri buldum incelediğimde abacılıda,bitişikte bekbelede bir çok daha büyük sülalerin olduğu ama nedense bu çalışmalarınız içerisinde bulamadım nedeni ne o alobilir aydınlatırsanız sevinirim bu bence büyük bir eksiklik değilmidir.
bu sülalerin başlıca en başta bizim yani bitişikte,bekbelede,abacılıda,ve denizcilerde bulunan mahmutlar velcikler olan kılınçlar sülalesi+diğer apıklar,gençler, gibi sülalelerlede iliğili bir ayrıntı bulamadım lütfen bu konuda aydınlatırsanız sevinirim
Anadolu, Suriye ve Irak'ta yaşayan Türk teşekkülleri XVII. yüzyıllarda genel olarak Türkmen ve Yörük
şeklinde ikiye ayrılırdı. Türkmen adı, Anadolu'nun Kızılırmak'tan itibaren doğu ve güneyde kalan bölgeler
ile Suriye ve Irak'ta yaşayan aşiretler tarafından kullanılırken Yörük tabiri, Kızılırmak'tan Adalar ve
Marmara denizi kıyılarına kadar uzanan yerlerdeki teşekküller ile Rumeli'nde bulunan cemaatleri
ifade etmekteydi(1)
Türkmen kelimesi Türk-i emin'den türemiş olup, Oğuz Türklerine Müslüman olduktan sonra bu ad verildi.
1 - Emine Erdoğan. Yard. Doç. Dr. Gazi Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü,
Teknikokullar/Ankara